Kene ısırıklarıyla tetiklenen ve kırmızı et alerjisine yol açan alfa-gal sendromu, küresel ölçekte hızla yayılmaya devam ediyor. İklim değişikliğinin etkisiyle kenelerin yaşam alanlarının genişlemesi vakaları artırırken, bilim dünyası hastalığın kesin tedavisi ve tam yaygınlığı üzerindeki araştırmalarını sürdürüyor.
Kene tükürüğünde bulunan alfa-gal adlı şeker molekülünün insan vücuduna nüfuz etmesiyle gelişen sendrom, özellikle geyik popülasyonlarının artmasıyla daha geniş coğrafyalara yayılıyor. Nature dergisinde yayımlanan güncel verilere göre, bireylerin bu moleküle karşı antikor üretmesi için alfa-gal taşıyan keneler tarafından en az iki kez ısırılması gerekiyor. Bağışıklık sisteminin tepki vermeye başlamasının ardından kırmızı et veya süt ürünleri tüketildiğinde; mide ağrısı, kusma, kurdeşen ve nefes darlığı gibi belirtiler gözlemleniyor. Nadir durumlarda yaşamı tehdit eden anafilaksi tabloları oluşabiliyor ve dünya genelinde bu sebeple en az iki kişinin hayatını kaybettiği biliniyor.
Teşhis süreçlerindeki zorluklar ve gizli vaka sayıları
Hastalığın teşhis edilmesi, belirtilerin genellikle et tüketiminden saatler sonra ortaya çıkması nedeniyle ciddi bir sorun teşkil ediyor. Kene ısırığından aylar sonra gelişebilen reaksiyonlar, hastalar ile hekimler arasındaki bağlantının kurulmasını güçleştiriyor. Karın ağrısı ve mide bulantısı gibi semptomların farklı rahatsızlıklarla karıştırılması, resmi kayıtlardaki vaka sayılarının gerçek tablodan çok daha düşük olduğu ihtimalini güçlendiriyor. Mevcut tıbbi imkanlar dahilinde hastalığı tamamen ortadan kaldıran kesin bir iyileştirme yöntemi bulunmuyor.
Küresel yayılım ve bölgesel vaka verileri
Sendromun en yaygın görüldüğü ülkeler arasında Avustralya ilk sırada yer alıyor. Bazı bölgelerde her 100 bin kişiden 700'den fazlası bu hastalıktan etkilenirken, şüpheli vaka sayısının 2020 yılından beri her yıl yüzde 22 oranında arttığı kaydediliyor. ABD'de ise Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), ülkede 450 bin kadar kişinin bu sendroma sahip olabileceğini tahmin ediyor. 2017-2022 yılları arasında her yıl yaklaşık 15 bin yeni tanının konulduğu Amerika'da, vakaların büyük çoğunluğu yalnız yıldız kenesinin yoğun olduğu bölgelerde kümeleniyor.
| Ülke/Bölge | Vaka veya Antikor Verileri | Öne Çıkan Notlar |
|---|---|---|
| Avustralya | 100 bin kişide 700 vaka | 2020'den beri yıllık %22 artış |
| ABD | 450.000'e kadar tahmini vaka | Yıllık ortalama 15 bin yeni tanı |
| Japonya | Nüfusun %2 - %4'ü | Tamamında klinik alerji görülmüyor |
| Danimarka | %1,3'ten %3,2'ye yükseliş | 1990-2016 yılları arası artış oranı |
İklim krizi ve ekolojik dengenin etkisi
Küresel sıcaklık artışları, kenelerin hayatta kalabildiği alanların kuzeye ve güneye doğru genişlemesine zemin hazırlıyor. Avustralya'da Yeni Güney Galler'den Queensland'e kadar uzanan kene yayılımı, ABD'de beyaz kuyruklu geyiklerin artışıyla birleşerek yalnız yıldız kenesinin hareket alanını büyütüyor. Avrupa'da da karaca popülasyonlarındaki büyüme, benzer bir yayılım sürecini destekliyor. Bilim insanları, bazı bireylerin neden ağır alerjik reaksiyonlar geliştirirken bazılarının sadece antikor üretmekle kaldığını henüz netleştiremedi. Missouri Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden immünoloji araştırmacısı Benjamin Casterline, "Hâlâ karanlıkta yolumuzu bulmaya çalışıyoruz ancak tedaviye ihtiyaç duyan insanlar için işe yarayacak bir çözüm bulmak bizim sorumluluğumuz" diyerek çalışmaların sürdüğünü ifade ediyor.